Mısır’da ‘Ekmek’ İsyanları

Mısır Bülteni 319 Gösterim

Mısır’daki beceriksiz askeri rejim “IMF”e olan borçların faturasını yoksul halka ödetiyor. General Sisi de önceki dönemlerde tanık olunduğu gibi IMF’in buyruklarına selam durarak ‘kemer sıkma’ politikasına geçti. Halkın boğazını sıkan uygulamalardan birisi de yine ekmek fiyatlarına yapılan zamlardı. Halkın dörtte birinin yoksulluk sınırının altında, yarıya yakınının ise yoksulluk sınırında yaşadığı Mısır işsizlik oranında dünya ülkeleri arasında beşinci sırada. Nüfusun büyük kısmının gençlerden oluştuğu ülkede “Genç işsizler”in oranı hayli yüksek. Mısır’da sefalet diz boyu ve yoksulluk had safhada olduğundan “ekmek” hayati önem taşıyor.

“Arap Baharı”nın ardından Muhammed Mursi’nin 1 yıl kadar süren sivil yönetimi istisna tutulacak olursa, 1952’den bugüne kadar Mısır’da askeri rejim hakim. Generaller arasında üleştirilen ve yaygın bir ağ teşkil eden ordu şirketleriyse ekonomiyi tekelinde tutuyor. Başta ABD ve Suudi Arabistan olmak üzere ülkeye dışardan gelen yardımların kontrolü de keza generallerde. Her yıl 20 milyon tona yakın buğday tüketen Mısır, buğday ithalatında dünya ülkeleri arasında birinci sırada. Ülkede üretilen unun yüzde 70’iyse kamu sektöründen geliyor. Yani, 90 milyonluk Mısır halkının boğazı askeri rejimin avuçlarının arasında.

2013’teki askeri darbeyle eski rejimi yeniden ihdas eden General Sisi’nin kemer sıkma politikası sebebiyle başta ekmek olmak üzere temel gıda ürünlerine yapılan zamlar halkı canından bezdirdi. Mısır parasının Dolar karşısında değer kaybetmesiyle birlikte un, pirinç, şeker gibi gıda ürünlerinin fiyatları yüzde 50’in çok çok üzerinde artış kaydetti. Ekmek zamları üzerine birçok şehirde halk sokağa dökülerek Hükümeti protesto etti. Askeri rejimi destekleyen basında da hükümete yönelik eleştiriler yer aldı. Ancak basın süratle ağız değiştirerek protestoların faturasını can derdinde olan “Müslüman Kardeşler”e çıkardı.

Aslında “Ekmek isyanları” Kuzey Afrika’nın askeri rejimlerle yönetilen birçok ülkesinin yakın tarihinde sıklıkla karşılaşılan bir durum. Mısır’da Enver Sedat döneminde, 1977’de çıkan “Ekmek İsyanları”nda 70’den fazla gösterici katledildi. 2008’de Hüsnü Mübarek döneminde gerçekleşen ekmek zammı protestolarında da onlarca gösterici hayatını kaybetti.

Mısır’ın yanı sıra 1980’lerde Sudan, Tunus ve Cezayir’de de “ekmek isyanları” vuku bulmuştu. Protestocular “sadece ekmek istemiyoruz” sloganlarıyla ‘temiz’ ve ‘adil bir yönetim’ talep ettiklerini canları pahasına ilan etmişlerdi. Kuzey Afrika halklarının bu en tabii hak arayışları askeri rejimler tarafından hep kanlı şekilde bastırıldı. Keza “Arap Baharı” da ‘karamsarlık’, ‘umutsuzluk’ ve ‘geleceğe güvensizlik’ten bunalan genç kitlelerin ‘sosyal adalet’, ‘hukukun üstünlüğü’, ‘istihdam’, ‘özgürlük’ ve ‘temiz yönetim’ isteğinin tabii bir sonucuydu. Bu son derece insani taleplerin nasıl boğulduğuna hep birlikte tanık olduk.

Sonuç olarak söylemek gerekirse, “dünya sistemi”ne egemen olan güçler, Arap halklarını sıkı şekilde kontrol etmeleri için askeri rejimlere desteklerini halen sürdürüyorlar. Son günlerde yeniden ekmek isyanlarına sahne olan Mısır’da General Sisi yönetimi de Enver Sedat ve Hüsnü Mübarek’in izinden gidiyor. Ülkede ekonomi iflas etmiş durumda, devalüasyon ve enflasyon son otuz yılın en yüksek rakamlarına ulaştı. On binlerce muhalif ise hapislerde çürütülüyor. General Sisi için de “İsrail’in güvenliği” halkın refahı ve mutluluğundan daha öncelikli. Askeri rejim bu sayede varlığını sürdürüyor. ABD bu yüzden Sisi’yi destekliyor.

Yazar: Abdullah Muradoğlu

Kaynak: Bu yazı ilk olarak 12 Mart 2017 tarihinde Yeni Şafak gazetesinde yayınlanmıştır.

Hakkında
Mısır Bülteni

Mısır Bülteni (MB) Türkiye kamuoyunu Mısır’daki siyasi, toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişmeler başta olmak üzere hemen her alanda bilgilendirmek amacıyla kurulmuş bağımsız bir platformdur. MB’nin öncelikli amacı okuyuculara Mısır’daki gelişmeleri objektif bir biçimde aktararak Ortadoğu’nun bu önemli ülkesi hakkında doğru bilgiye sahip olmalarını sağlamaktır.