Mısır’da Bir Kötü Yönetim Örneği: Abdülfettah El-Sisi

Metin Özkan 1021 Gösterim

2011 yılında yaşanan devrimden bu yana Mısır’da altı kez hükümet değişikliği yaşandı. Gerek askeri idare döneminde, gerek Muhammed Mursi iktidarında ve gerek de Abdülfettah El-Sisi yönetiminde atanan hükümetlerin hepsinin göreve başladıklarındaki en önemli problemleri ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sorunlar oldu. Ancak gelinen noktada ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durum,  hiçbir hükümetin ekonomik problemlere çözüm getiremediğini gösteriyor.

Devrimin ardından yönetimi ele geçiren Yüksek Askeri Konsey döneminde atanan hükümetler, siyasi belirsizlik nedeniyle kısa ya da uzun vadeli ekonomi politikaları geliştiremediler. Ardından Mısır tarihinin demokratik usullerle seçilen ilk Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi iktidara gelmişti. Mursi, daha önceki hükümette de görev yapmış Hişam Kandil’i başbakan olarak atadı. Mursi döneminde iktidarın en önemli hedefi ekonomiyi düzlüğe çıkarabilmekti. Nitekim, ekonomik iyileşme, demokratikleşme yolunda ciddi mesafe kazandırabilecekti.

Bu minvalde Mursi yönetiminin en önem verdiği önlemlerden birisi kayıt dışı ekonomiyle mücadele etmekti. Ekonomisinin %40’ı kayıt dışı olan Mısır’daki bu durum ülkeyi ciddi bir gelir kaybına uğratıyordu. Mursi, öncelikle kayıt dışı ekonomiyi regüle etmek, ardından da uygun vergilendirme sistemi getirerek ekonominin sağlam temeller üzerinde gerçekleşmesini hedefliyordu.

Ancak siyasi gerilimlerle ve muhalif gruplarla mücadele etmek durumunda kalan Mursi yönetimi, arzulanan ekonomik politikaları uygulamaya geçirecek fırsatı bulamadı. Devletin nakit ihtiyacını karşılamak üzere bütçede kısıntıya gidilmesi amacıyla, halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılan devlet yardımlarına son verildi. Sübvansiyonların azaltılması özellikle düşük gelirli Mısırlılarda Mursi yönetimine karşı bir tepki doğmasına da neden olmuştu. Bir taraftan ekonomide düzelmenin sağlanamaması, diğer taraftan da Müslüman Kardeşler iktidarına karşı iç ve dış aktörlerin desteğiyle geniş çaplı protestolar gerçekleştirildi. 3 Temmuz 2013’te gerçekleşen askeri darbe ile Mursi iktidarı son buldu.

Darbe sonrasında iktidarı eline alan Abdülfettah El-Sisi özellikle Körfez ülkelerinden ciddi anlamda ekonomik destek gördü. Ancak tüm bu yardımlara rağmen ekonomik ve siyasi istikrar sağlanamadı. Ülkede işsizlik ve enflasyon artmaya devam ederken, 2011 Devrimi öncesinde ülke ekonomisinin belkemiğini oluşturan turizm sektörü, halen toparlanabilmiş değil. Turizm gelirinden de ciddi seviyede mahrum kalan Mısır ekonomisi her geçen gün kötüye gitmeye devam ediyor. Ülkedeki döviz rezervleri de Sisi döneminde gerilemeye devam etti. Yerli ve yabancı yatırım oranlarının gerilemesi, artan işsizlik ve yabancı döviz girdisindeki ciddi azalma Sisi hükümetini zorlayan unsurlar olarak göze çarpıyor. Bu durum, ülkede uzun yıllardır var olan mali dengesizliklerin gün yüzüne çıkmasına neden oldu. Artan bütçe açığı bir taraftan dış yardımlarla diğer taraftan da yerel bankalardan alınan borçlarla kapatılmaya çalışıldı. Ancak tüm bu kısa süreli “günü kurtarmaya yönelik” önlemler, uzun vadede Mısır ekonomisinin daha da kötüye gideceğinin işaretçisi.

Mısır, birçok anlamda Sisi yönetiminde önceki dönemlere göre daha kötü durumda. Sorgusuz sualsiz tutuklamalar ve hapse atılmalar yaygın uygulamalar olarak göze çarparken, darbeye karşı olanlara yönelik topyekün bir baskı sürüyor. Özellikle Müslüman Kardeşler hareketine yönelik baskı siyaseti önceki dönemlerden çok daha ağır bir biçimde yürütülüyor. Seküler ve liberal devrimci gruplar da Sisi yönetiminin baskısından payını alıyor. 25 Ocak Devriminde aktif rol oynayan 6 Nisan Hareketi kurucusu Ahmet Maher ve aktivist Alaa Abdelfettah’ın hapse atılması bunun en açık göstergesi. Yukarıda da detaylandırıldığı üzere ekonominin kötü gidişatı her geçen gün halk üzerinde kendisini daha fazla hissettiriyor. İşsizliğin artışı, enflasyonun yükselişi, devlet teşviğinin birçok sektörden çekilmesi zaten fakirlikle mücadele eden Mısırlıların yaşamını daha da zorlaştırıyor. Dolayısıyla Abdülfettah El-Sisi yönetimi hem ekonomik anlamda kendisinden beklenen performansı sergileyememiş, hem de haklar ve özgürlükler anlamında gerilemeye neden olmuştur.

Hakkında

Lisans ve Yüksek Lisans eğitimini Dumlupınar Üniversitesi’nde tamamladı. 2013 yılında Gazi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’ne Araştırma Görevlisi olarak atandı. Halen Gazi Üniversitesi Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı’nda Doktora eğitimine devam etmektedir.