Mısır’da 5 Bin Yıllık Hiyeroglifler Bulundu

Mısır Bülteni 277 Gösterim

Proje yöneticilerinden biri olan Yale Üniversitesi Profesörlerinden Antik Mısır Bilimcisi John Coleman Darnell’e göre daha evvel hiçbir şekilde fark edilmemiş ve kayıt altına alınmamış olan bu yazıtlar, Antik Mısır yazı sistemleri tarihinde büyük öneme sahip.

Darnell bu durumu şöyle açıklıyor; “Bulunan yazıtlar, Antik Mısır hiyeroglif yazısının oluşum sürecindeki bazı en erken sembolleri barındırıyor ve bu da Mısırlıların bu yazı sistemini nasıl oluşturduklarına dair önemli kanıtlar sunuyor.”

Araştırmacılar aynı zamanda MÖ 4.000 ila 3.500 yılları arasında kayalara oyulduğu düşünülen bir fil sürüsü betimi de buldu. Bu fillerden birinin içinde başka küçük bir filin de betimlenmiş olması, araştırmacıları şaşırtan bir diğer bulgu. Darnell’a göre bu tarz bir betimleme çok nadir görülüyor.

Arkeologlar ayrıca dört sembolden oluşan ve yaklaşık olarak MÖ 3.250 yıllarında yapılmış olduğu düşünülen bir panel belirledi. Daha sonraki Mısır yazıtlarında da hâkim olan sağdan sola doğru yazım şekli bulunan bu panelde bir boğa kafası, sırtları birbirine dönük iki leylek (Saddlebilled stork: ortası siyah çizgili kırmızı gagalı siyah ve beyaz renkli büyük bir Batı Afrika leyleği) ve onların arasında boyunları hizasında bir kel ibis kuşu bulunuyor. Bu düzenleme Mısır’da daha sonraları da yaygın olarak kullanılan Güneş döngüsü ve parlaklık kavramı ile özdeşleştiriliyor. Darnell’a göre bu imgeler evren düzeni üzerinde kraliyet otoritesi kavramını ifade ediyor olabilir.

Bu keşif, bulunan hiyerogliflerin muazzam ölçüleriyle de oldukça şaşırtıcı olarak kabul ediliyor. Daha evvel bulunan semboller 1 – 1,5 cm. arası ölçülere sahipken, yeni keşfedilen her bir hiyeroglif sembolü en az yarım metre uzunluğa sahip. Resimlerin bulunduğu panelin yüksekliği ise yaklaşık 70 santimetre.

Darnell bu durumu “Bilgisayar ekranında görülen küçük resimlerin bilboard büyüklüğünde ve yüksek çözünürlüklü olarak açılması gibi bir durum.” olarak açıklıyor.

Yazıtlar Elkab’ın kuzeyindeki çöl hinterlandında yer alıyor. Bu bölge ile nehrin karşısında bulunan ve onun ikiz kenti olarak bilinen Hierakonpolis’in Antik Mısır’da çok önemli merkezler olduğunu belirten Darnell’a göre bu yazıtlar, bu bölgedeki iletişim sisteminin, daha yaygın olarak görülen küçük markalar ile sınırlı olmadığının kanıtı.

Darnell bu keşiflerin, daha önce kabul edildiği gibi yazının öncelikli olarak bürokratik kullanım amaçlı olmadığının ancak coğrafi olarak daha yaygın bir şekilde kullanıldığını ve konusal olarak çeşitlilik gösterdiğini ortaya çıkarttığını belirtiyor ve ekliyor; “Bu, aynı zamanda, erken yazı sisteminin, diğer arkeolojik malzemelerin belirttiğinden çok daha geniş kullanımının olduğunu gösteriyor.”

Mısır’daki çoğu kaya betiminin Nil’e paralel olan ya da çöle doğru ilerleyen ana yollar üzerinde bulunduğunu belirten Darnell bu betimlerin özellikle yolların kesişim noktalarında ve seyahat sırasında durulabilecek yerlerde bulunduğunu belirtiyor.

Kaynak: Arkeofili

Hakkında
Mısır Bülteni

Mısır Bülteni (MB) Türkiye kamuoyunu Mısır’daki siyasi, toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişmeler başta olmak üzere hemen her alanda bilgilendirmek amacıyla kurulmuş bağımsız bir platformdur. MB’nin öncelikli amacı okuyuculara Mısır’daki gelişmeleri objektif bir biçimde aktararak Ortadoğu’nun bu önemli ülkesi hakkında doğru bilgiye sahip olmalarını sağlamaktır.