Mısır İle Suudi Arabistan Arasında Nil’e Uzanan Gerginlik

Mısır Bülteni 504 Gösterim

Suudi Arabistan yönetimi Arap Baharı’ndan ve haliyle Arap dünyasının önemli ülkesi Mısır’da Müslüman Kardeşler’in iktidara gelmesinden endişe duymaktaydı.

Muhammed Mursi’nin 3 Temmuz 2013’te askeri müdahale ile devrilmesinin ardından, Mısır ve Suud ikili ilişkilerinde belki de tarihinin en parlak dönemini yaşandı. Ancak Kral Abdullah’ın ölümünün ardından işbaşına gelen yeni yönetimin öncelikleri ve haliyle Mısır’a bakışı değişti.

Suud Heyetinin Etiyopya Ziyareti

Geçen Ekim ayında BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan Halep konusundaki oylamada, Mısır yönetiminin Rusya’nın önerisine destek vermesi ile kamuoyuna yansıyan iki ülke yönetimleri arasındaki görüş ayrılığı, Suudi Arabistan’dan bir heyetin geçen 16 Aralık Cuma günü Etiyopya’yı ziyaret etmesi ile daha belirgin bir hale geldi.

Suudi Arabistan Kralı Selman’ın müsteşarı Ahmed el Hatib başkanlığındaki heyetin Etiyopya tarafından Nil nehri üzerinde yapılmakta olan Rönesans Barajı’nda da incelemelerde bulunması, Mısır yönetimi tarafından yakından takip edildi.
El Hatib’in ziyareti çerçevesinde Etiyopya Başbakanı Hailemariam Desalegn, Dışişleri Bakanı Workneh Gebyehu ve diğer yetkililerle görüşmesinin Kahire’yi endişelendirdiği ortada.

Etiyopya Başbakanı Desalegn’in Suudi Arabistan tarafını Rönesans Barajı’na maddi destek vermeye çağırması ise ziyarette en dikkat çeken ayırıntı olarak algılandı.

Söz konusu ziyaretten bir hafta önce Suudi Arabistan Ziraat Bakanı Abdurraham bin Abdulmuhsin el Fadli de bu ülkeyi ziyaret etmişti.

Mısır’a Dolaylı Mesaj Veriliyor

Suudi Arabistan yönetiminin, Kahire’nin Rönesans Barajı’nın yapımı nedeniyle ve Nil sularındaki azalma ihtimali konusunda son derece endişeli olduğunu ve Etiyopya’ya karşı tavır aldığını bilmesine ragmen, bu ülke ile ilişkilerini geliştirmesi dikkat çekiyor.
Gözlemciler Suudi Arabistan’ın, Mısır’ın zayıf noktalarına dokunularak, son dönemde özellikle de Suriye konusunda farklı bir politika izleyen Kahire’ye mesaj vermeyi hedeflediğini dile getiriyor.

Öte yandan Yemen konusunda Riyad ile Kahire arasındaki görüş ayrılıkları da hala devam ediyor. Yemen’de İran’a yakınlığı ile bilinen Husiler’in etkili olmaya başlamasını Mısır tarafı, “Yemen’de Müslüman Kardeşler’in etkisinin kırılması” olarak görürken, Riyad “Husiler’i İran’ın bir uzantısı ve haliyle güney sınırında İran kuşatması” olarak algılıyor.

Kral Selman bin Abdulaziz’in geçen Nisan ayında Mısır’a yaptığı ziyarette imzalanan Kızıldeniz yeni sınır antlaşması ile Tiran ve Sanafir adalarının Suudi Arabistan’a geçmesi ve Suudi Arabistan’ın 5 yıl boyunca Mısır’a petrol tedarikinde bulunmasını içeren farklı antlaşmalar ile ilgili de önemli gelişmeler yaşanıyor.

Mısır’da Tiran ve Sanafir adaları konusu mahkemeye taşındı. Her ne kadar yargı süreci devam ediyor olsa bile, bu zamana kadar verilen kararlar ve konunun temyize taşınması Suudi Arabistan yönetimini rahatsız ediyor.

BAE’nin Arabuluculuk Girişimleri

Aralık ayı başında Birleşik Arap Emirlikleri Ulusal Bayramı nedeniyle Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettas es Sisi ve Kral Selman Ebu Dabi’yi gitti. Ziyaret, Mısır ve petrol zengini Körfez ülkeleri ilişkilerinde bir dönüm noktası olarak yorumlandı. Mısır medyasında iki liderin Ebu Dabi’de görüşebileceği ve iki ülke arasındaki buzların erime ihtimalinden bahsedildi. Mısır kamuoyunda BAE’nin arabuluculuk rolü üstelendiği dahi konuşuldu.

BAE’nin rolü önemliydi. Zira Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri ilişkileri her zaman üçüncü bir ülke ile yani Suudi Arabistan bağlantılı olmuştur. Mısır ve Suudi Arabistan arasında yaşanan iniş ve çıkışlar BAE-Mısır ilişkilerini de doğrudan etkilemektedir.
Konu ile ilgili Mısır Parlamentosu Arap İşleri Komisyonu Başkanı Ahmed İmbabi, “Ziyaret Kahire ve Riyad arasında bölgesel konulardaki görüş ayrılıklarını gidermeye yönelik önemli bir adım” demişti.

Cumhurbaşkanlığı eski sözcüsü Ahmed el Müselmani de “Sisi ve Selman’ın Ebu Dabi’de ikili bir zirve düzenleyeceğini” söylemiş ve bunu temenni etmişti.

BAE’de yönetimine yakın çevreler de aynı paralelde konuşmaktaydı. BAE’li siyaset bilimci Abdulhalik Abdullah, “Bölgenin iki büyük ülkesi arasındaki görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda, Ebu Dabi’den daha etkili başka bir başkent olmadığını” ifade etmişti.

Ancak beklenen görüşme gerçekleşmedi ve Kral Selman Ebu Dabi’ye gelmeden once Sisi bu ülkeden ayrıdı.

OAPEC’te Dikkat Çeken Tablo

Mısır-Suudi Arabistan ilişkilerindeki bu kırılma haliyle Körfez ülkelerini de etkilemektedir.

Geçen perşembe günü Petrol İhraç Eden Arap Ülkeleri Örgütü’nün (OAPEC) Kahire’de yıllık toplantısı yapıldı. Toplantıya Suudi Arabistan, Katar ve BAE’nin katılmaması dikkat çekti.

Mısır ve Suudi Arabistan arasındaki görüş ayrılıklarının, Suudi Arabistan’ın Etiyopya’ya yakınlaşmasına ve haliyle Mısır’a hayat veren Nil sularını dahi etkileyecek hale geldiği gözlerden kaçmıyor.

Yazar: Abdullah Aydoğan
Kaynak: Yeni Şafak
Hakkında
Mısır Bülteni

Mısır Bülteni (MB) Türkiye kamuoyunu Mısır’daki siyasi, toplumsal, kültürel ve ekonomik gelişmeler başta olmak üzere hemen her alanda bilgilendirmek amacıyla kurulmuş bağımsız bir platformdur. MB’nin öncelikli amacı okuyuculara Mısır’daki gelişmeleri objektif bir biçimde aktararak Ortadoğu’nun bu önemli ülkesi hakkında doğru bilgiye sahip olmalarını sağlamaktır.